‘Çabuk Çabuk’ işinde çalışan Afrikalılar: Seyyar saat satıcısından ibaret değiller!

Gazete Duvar’dan Hacı Bişkin’in haberi:

İstanbul’daki Afrikalılar… Onları genelde İstanbul’un birçok yerinde seyyar satıcılık yaparken ya da bir oto yıkamacıda çalışırken görüyoruz. Genelde apartman dairesinin bodrum katlarında yaşıyorlar. İstanbul’da en çok yaşadıkları yer ise Aksaray. Doğuş Şimşek ve Yusuf Saymanİstanbul’daki Afrikalıların yaşamlarına yakından tanıklık ederek, ‘Çabuk Çabuk – İstanbul’daki Afrikalılar’ kitabını kaleme aldılar. Doğuş Şimşek’le ‘Çabuk çabuk – İstanbul’daki Afrikalılar’ı konuştuk…

‘SOKAKTA SAAT SATAN GÖÇMENLERDEN İBARET DEĞİL…’

‘Çabuk Çabuk’ kitabında neden Afrikalıları ele almayı seçtiniz? İstanbul’da Suriyeliler gibi birçok göçmen mevcut…

Suriyeli mültecilere kıyasla Afrikalı göçmenler ile ilgili fazla akademik çalışma; onların göç ettikleri ülkede deneyimledikleri sorunlara, hayatlarını anlamaya yönelik proje yok. Bu yüzden İstanbul’da yaşayan Afrikalı göçmenlerin sesini duyurmak ve toplum içindeki görünürlüklerini arttırmak amacıyla ‘Çabuk Çabuk’- İstanbul’daki Afrikalılar’ isimli kitabı hazırladık. Kitap ile Afrikalı göçmenler hakkında oluşturulmuş olumsuz algıları yıkmayı, onların sadece “sokakta saat satan göçmenler” den ibaret olmadığını, göç ettikleri topluma kattıkları birçok olumlu yönleri ve çeşitliliği göstermeyi, birlikte yaşadığımız Afrikalı göçmenleri daha iyi tanımamızı sağlamayı hedefliyoruz. Afrikalı göçmenler ile uzun süredir bir arada yaşamamıza rağmen toplumun büyük çoğunluğu için görünmezler. Afrikalı göçmenlerin hikayelerinin fotoğraflar ve metinler ile aktarıldığı bu kitap ile, Afrikalılar’ın sorunlarını dile getirmek, onlara yönelik ayrımcılık ve ırkçılığın sonuçları konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz.

‘CİNSİYETÇİ SÖYLEMLER, AYRIMCILIK, SÖMÜRÜ…’

Misafir olduğunuz Afrikalıların fotoğrafını çekerken hikayelerini de dinlediniz. Kitap için yaptığınız saha araştırmalarında sizi etkileyen durumlar oldu mu?

Evet, tabii oldu. Son iki yıldır İstanbul’da yaşayan Afrikalı göçmenler ile ilgili akademik çalışmalar yapıyorum. Gündelik hayatta deneyimledikleri ırkçılık, iş yerinde maruz kaldıkları sömürü ve hak ihlalleri, Afrikalı kadınların gündelik hayatta deneyimledikleri cinsiyetçi söylemler ve ayrımcılık, temel haklara erişmekte yaşanan sıkıntıların etkilerinin tahminimden daha derin olduğunu anladığım hikayeler dinledim.

İstanbul’daki Afrikalıların bilinmeyen hikayesi nedir sizce?

İstanbul’daki Afrikalıların bilinmeyen çok hikayesi var. Kitapta yerleştikleri mahallelerdeki sosyal alanları, toplum merkezi işlevi gören kiliseleri, futbolun hayatlarındaki yerini, iş alanlarını Afrikalıların kendi sözleriyle ve fotoğraflarla anlatmaya çalıştık.

‘İŞVERENDEN EN ÇOK DUYDUKLARI KELİME: ÇABUK ÇABUK’

Bizler İstanbul’da bulunan Afrikalıları yıllardır seyyar satıcılık yaparken görüyoruz. Neden seyyar satıcılık yapıyorlar? Afrikalılar İstanbul’da başka hangi işlerde çalışıyorlar?

Farklı sektörlerde ve çok çeşitli işlerde çalışıyorlar. Ancak büyük bölümünün geçimini sağladığı yer tekstil atölyeleri. Bu atölyelerde kayıtsız ve güvencesiz olarak, çok zor koşullarda çalışan Afrikalıların ilk öğrendikleri Türkçe kelime de “çabuk” oluyor. İşverenden en çok duydukları kelime bu çünkü. Öyle ki, zamanla mesleklerinin adına dönüşmüş; ‘çabuk çabuk işinde çalışıyorum’ diyor tekstil atölyesi çalışanı Afrikalılar. Afrikalıların bir diğer geçim kaynağı ise bavul ticareti ya da onların deyimiyle ‘kargo işi’. Kargo işletmelerinin yanı sıra restoran, kafe ve kuaför işleten ya da bu işletmelerde çalışan Afrikalı göçmenlerin sayısı da oldukça fazla. Afrikalıların işlettiği restoranlar ve kafeler, göçmenler için gelir kaynağı olmanın yanı sıra sosyal ağlarını oluşturdukları, sosyalleştikleri, kültürel pratiklerini devam ettirdikleri mekanlar olma özelliğini de taşıyor. Film ve dizi sektörü de Afrikalı göçmenler için bir geçim kapısı. Ne var ki bu filmler ve diziler, toplumda Afrikalı göçmenlere yönelik oluşmuş olumsuz algıların değişmesini sağlamadığı gibi, tam aksine, bu algıların pekişmesine neden oluyor.

‘TÜRKİYE’Yİ SEÇMELERİNİN NEDENİ…’

Afrikalılar neden Türkiye’yi seçiyorlar? Size bu konuda ne anlattılar?

Çoğu Afrikalı göçmenin hayali Turkiye’den Avrupa’ya göç etmek. Türkiye’ye çalışmak için gelenlerin sayısı da oldukça fazla. Türkiye’yi seçmelerinin bir diğer nedeni de sosyal ağların varlığı.

‘TÜRKLER BİZDEN ÖNCE YEMEK YİYOR’

Irkçılığa maruz kalıyorlar mı? Bu konuda İstanbul’da yaşadıkları olumsuz olaylar oldu mu?

Evet. Tekstil atölyesinde çalışan Ugandalı bir kadın, çalışma koşullarının zorluğunu şu cümlelerle anlattı: “Uzun saatler çok az paraya çalışıyoruz. Birçok Afrikalı göçmen ‘çabuk çabuk’ işinde mecburiyetten çalışıyor. Köle gibi çalışıyoruz. İş yerinde çalışan Türkler bizden önce yemek yiyorlar, bize de yemek olarak artıklarını veriyorlar. Bir kere de iş yerinde işverenin tacizine maruz kaldım. Çabuk çabuk işi benim için kölelik demek.”

Irkçılığın gündelik hayatın her alanında kendini gösterdiğini söyleyen papaz, kilisenin de zaman zaman ırkçı saldırılara maruz kaldığını şu sözlerle dile getirdi: “Semtte yaşayan komşular, kilisemize çeşitli saldırılar gerçekleştirdiler. Polisi aradık, başımıza gelenleri anlattık. Fakat bir soruşturma başlatılmadı ve bizim sessiz olmamız gerektiği söylendi. İki yıldır kilisenin papazıyım ve bu süre içinde kilisemize yönelik birçok saldırı gerçekleşti. Bu saldırılar bizi çok rahatsız ediyor ve korkutuyor. İleride kiliseleri kapatacaklar diye endişeleniyoruz çünkü kiliseler bizim için sadece ibadet mekanları değil aynı zamanda rehabilitasyon merkezi.

Türkiye bizim için hem iyi hem de tehlikeli bir ülke. Burada yaşamak için çok çaba sarf ediyoruz. İstanbul’da çalışan Afrikalı göçmenler çoğu zaman maaşlarını alamıyorlar, bazen iş veren tarafından, bazen de iş yerinde çalışan işçiler tarafından ırkçı söylem ve saldırılara maruz kalıyorlar.”

Fotoğraflar: Yusuf Sayman

Kaynak: https://www.gazeteduvar.com.tr/kitap/2018/12/24/cabuk-cabuk-isinde-calisan-afrikalilar-seyyar-saat-saticisindan-ibaret-degiller/