Ekip

beraberce Derneği Ekibiyle Tanışın

Ayşe Öktem: İstanbul’da doğdum. Halen Moda’da, bebekliğimin geçtiği, anneme anneannemden miras kalan köşkte oturuyorum… Öyle değil tabii, arada bir de koskoca hayat var. Annemle babamın siyasi nedenlerle Almanya’ya yerleşmeleri, orada bir göçmen çocuğu olarak büyümem, sürgünü, göçmenliği öğrenmem. İstanbul’da iyi halli bir üst orta sınıf çocuğu olarak büyümek yerine, Almanya işçi hareketinin kalbi Ruhr bölgesinde, Türkiyeli işçi çocukları ile olma. Yani göç, sürgün, azınlık olmak, öteki olmak hayatımın başından beri var olan ve kimliğimi belirleyen deneyimlerdi. Türkiye’de solcu olmak ve Selanikli olmak, Almanya’da Türk olmak, devrimciler arasında burjuva olmak… Sosyoloji ve Alman Dil ve Edebiyatı’nı bitirdim, Yüksek Lisansımı dil sosyolojisinde, anadil hakkı üzerine yaptım… Bu arada o köşk de köşk değil artık, köşk görünümlü 4 katlı apartman… zamanlar değişiyor… beraberce’nin fikir analarından, kurucularından ve direktörüyüm. İyi işler yapacağız hep beraber.

Sibel Ayten: Lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladım. Ardından, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kalkınma İktisadı ve İktisadi Büyüme bölümünde yüksek lisans eğitimimi bitirdim. Yüksek Lisans tez çalışmamı “Küreselleşme Sürecinde Gelişmekte Olan Ülkelerde Devletin Değişen Rolü” konusunda yazdım… Öğrencilik yıllarımdan bugüne kadın hakları, ekolojik haklar, azınlıklar, eşit yurttaşlık gibi alanlarda hak savunuculuğu yapan birçok sivil toplum örgütü ve girişimde gönüllülük yaptım… Gerek Yüksek Lisans eğitimi yıllarında, gerekse de sonrasında kitap ve dergi yayıncılığı alanında çalıştım. Türkiye’nin çok kimlikli ve çok kültürlü yapısı, farklı etnik kimlikler ve inanç grupları, sivil toplum, demokratikleşme, eleştirel teori, sözlü tarih incelemeleri gibi alanlarda çok sayıda kitabın yayına hazırlanması sürecinde sorumluluk üstlendim. 2010 yılında kitap yayıncılığından televizyon yayıncılığı alanına geçtim. 2010-2014 yılları arasında başta Aleviler ve Kürtler olmak üzere, Türkiye’deki çeşitli inanç gruplarının ve etnik kimliklerin sorunlarını ve çözüm önerilerini/arayışlarını konu alan çok sayıda haber programının yapımında yer aldım… 2015 yılında DVV International’ın Türkiye ekibine katıldım. 2017 yılında kurulan beraberce Derneği’nin kurucu üyesiyim. Halen bu dernek çatısı altındaki çalışmalarımı idari koordinatör olarak sürdürmekteyim.

Helin Akçam: Hatırlayabildiğim kadarıyla, kendi kimliğimi oluşturan değişik kültürlerin ve geleneklerin arasında bir köprü olmak, parçası olduğum toplumları iyileştirebilmek adına bu dünyanın her bir köşesinde bulunan insanların hikayelerini paylaşmak, kültürlerarası diyalog ve anlayış sağlayabilmek benim en derin hayalimdi. Almanya’ya göç etmiş Türkiyeli anne babanın kızı olarak dünyaya  geldiğim andan itibaren iki kültürün arasında köprü olmaya mecbur bıraktı beni hayat. Böyle bir yetişmenin zorlukları, babamın Almanya’ya siyasi bir mülteci olarak gelmesiyle azalmadı ve kendisi sesini bulma yolculuğunun sonunda genç yaşta beni Amerika’ya götürdü. Böylece, hayatımın hikayesi her zaman bir göç hikayesiydi… her yere ait olan ve aynı anda hiçbir yere ait olmayan bir göçmen… Kendi yolculuğum böyle bir yetişmenin zorluklarını ve ayrıcalıklarını yansıtıyor. Amerika’da uluslararası ilişkiler okuduktan ve Kamu Yönetimi Yüksek Lisansını tamamladıktan sonra Beyrut’a yeni bir dili, yeni bir kültürü öğrenmek ve Orta Doğu İlişkileri konusunda yüksek lisansı tamamlamak için taşındım. Yol, en sonunda beni Türkiye’ye getirdi ve böylece annem, babam ve onların ailelerinin onlarca yıl önce başladıkları yolculuğu tamamlamamı sağladı. Kendi köklerimi öğrenmek, göç, kimlik ve kültür gibi insan hikayelerini daha iyi anlayabilmek için buraya geldim ve kendi deneyimlerimden olumlu bir şeyler katmaya çalışıyorum. Bu nedenle beraberce Derneği’nin kurucu üyelerinden olmak, Dernek’te mülteciler projesinde çalışabilmek benim için kişisel boyutta çok değerli ve benim tek ümidim, tek isteğim, hep beraber insanların hayatına ve toplumumuzun iyiliğine pozitif bir katkıda bulunabilmemiz.

Jörn Sudhoff: 1959 Gelsenkirchen‘de (Almanya) doğdum… Bana Jörn-Diedrich Maximilian Sudhoff adını koydular; ikinci ve üçüncü isim büyükbabalarımdan geldi… Bochum’da Ruhr-Üniversitesinde okudum. Jeoloji okumaya başladım. Bu fena değildi, ama sonra üniversitede siyaset yapmaya başladım: Fakülte Öğrenci Konseyi, AStA / Genel Öğrenci Konseyi, Öğrenci Gazetesi. Yıllar geçti ve yeni şeyler bilincime geldi. Jeolojiyi bıraktım, başka bir tahsil başladım: Sosyal Bilimler. Göçmen politikalarına ilgim başladı. Yüksek Lisans tezim, “Almanya’da Türkçe Gazetelerde Kimlik İnşaası” üzerine idi… Sonra Hamburg’da uzun yıllar çalıştım: Göçmenler için Almanca öğretmenliği, göçmen gençler için bilgisayar ve matematik öğretmenliği yaptım. Her zaman STKlarda çalıştım, son yıllar eğitim koordinatörü ve projeler sorumlusu olarak… 2012 yıllında “kesin dönüş” yaptım ve ondan beri İstanbul-Moda’da yaşıyorum ve bugünlerde beraberce’de çalışıyorum.

Deniz Özenç: Hamburg’da bir Türk anne babanın kızı olarak doğdum ve hayatımın büyük bir kısmını Almanya’da geçirdim. Hamburg Üniversitesi’nde Fransızca ve İspanyolca Dilbilimi ve Psikoloji bölümünü okudum, bir dönem Paris’te ve bir dönem Madrid’de geçirdim. Döndüğüm dönemlerde ‘verikom’ adlı bir sivil toplum kuruluşunda çalışmaya başladım. Mentoring fikrini içeren ve göçmen kökenli genç ve genç yetişkinleri kapsayan eğitim projesinde uzun yıllar çalıştım ve orada STK çalışmalarını ve proje yürütmeyi öğrendim. 2011 yılında ZEIT Vakfı’nda göç alanında dünya çapında doktora bursu sunan projede çalıştım. Sonra Berlin’de bir araştırma merkezinden doktora yapma fırsat çıktı. İki dilli dil edinmeyi araştırıyorduk (bilingual first language acquisition), yani tam benim okuduğum alandı ve bu nedenle kendimi bir anda Berlin’de buldum. Fakat farklı nedenlerden dolayı bir süre sonra buna devam etmemeye kara verdim ve Almanya’nın en büyük göçmen kökenli STK’larından birinde çalışmaya başladım. Federal Almanya Eğitim ve Araştırma Bakanlığı’nın yürüttüğü ve ‘Kültürel Eğitim’i hedefleyen projede mali raporlama ve bütçe alanında çalıştım ve bir büyük STK yapısında dernekleşmeyi benimsedim. Hep arzuladığım ama hiç gerçekleştirmediğim Türkiye’ye göçüm ancak 2015 yılında gerçekleşti ve bir sene sonra oğlum dünyaya geldi. 2017 yılında İstanbul’da Beraberce Derneği’nin DVV International ile yürüttüğü eğitim projesinde çalışmaya başladım. beraberce Derneği’nin kurucu üyesiyim. Farklı fikirleri birleştirmek ve çoklu toplum üzerine iyi bir çalışma gerçekleştirme umudundayım.

Ayşegül Duymaz:  Sivas’tan İstanbul’a göç etmek durumunda kalan bir ailenin ikinci çocuğu olarak İstanbul’da doğdum. Annemin ciddi sağlık sorunları olması nedeni ile eğitim hayatıma ilkokuldan sonra devam edemedim. Eğitim hayatımı yarım bırakmak beni çok üzdü, uzun yıllar içimde derin bir iz olarak kaldı… Ailemin göç hikayesi daha sonra Almanya ile devam ederken ben genç yaşta evlendiğimden İstanbul’da kaldım. Hayat boyu mücadele etmenin ayakta durabilmenin en önemli noktası olduğunu, kaybettiklerimiz kadar kazandıklarımızın da olduğunu gördüm… Sonrasında vermiş olduğum mücadele sonucunda yarıda bırakmış olduğum eğitimime bıraktığım yerden devam edebildim.  Anadolu Üniversitesi Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünü tamamlayarak mezun olacağımı umuyorum. İşte tam bu noktada hayat boyu öğrenmenin ve eğitimin yaşı olmadığını deneyimleyerek öğrenmiş oldum… Bana bugüne kadar hayatındaki en önemli şey nedir diye sorarsanız, o da canım kızım 21 yaşında Meltem adında bir kızım var. Ve onunla hayatı yeniden keşfediyor ve öğrenmeye çalışıyorum. Geç başlayan eğitim hayatımı da kızımla birlikte devam ettiriyorum… Uzun yıllar özel sektörde çeşitli şirketlerde yönetici asistanlığı yaptım. Çalıştığım iş ortamlarında kendimi geliştirmeyi hedef edindim. Öğrenme, mücadele etme çabalarım sürdü gitti… 2017 yılından beri beraberce Derneği’nde ofis çalışanı olarak çalışmaktayım… beraberce Derneği’nde ileride olmak istediğin yer neresi diye sorarsanız kadınların güçlendirilmesi konulu bir projede bulunmak isterim.

Doğuş Şimşek: Üniversiteden mezun olduktan sonra yüksek lisans eğitimim için İngiltere’ye gitmek beni göçmen olma hali ile tanıştıran, hayatımı şekillendiren önemli bir deneyimdi. Yüksek lisans eğitimim süresince deneyimlediğim göçmenlik, tanıdığım kişilerin göçmenlik deneyimleri ve çoğu göçmenin yaşadığı sorunlar beni göç sosyolojisi alanında çalışmaya yöneltti… Londra Üniversitesi Goldsmiths College’da ‘Kültürel İncelemeler’ bölümünde yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Londra City Üniversitesi’nde Sosyoloji Bölümü’nde Londra’da yaşayan Türk, Kürt ve Kıbrıslı Türk göçmen çocuklarının kimlik oluşumlarını konu alan doktora çalışmamı tamamladım. Doktora çalışmam süresince sosyoloji bölümünde göç sosyolojisi, araştırma metodları, toplum ve kültür, toplumsal cinsiyet, ırk ve etnisite konulu dersler anlattım ve birçok uluslararası araştırma projesinde araştırmacı olarak çalıştım. Doktoramı tamamladıktan sonra Londra City Üniversitesi Sosyoloji bölümünde ve Londra Regent’s Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümlerinde sosyoloji ve göç konulu dersler anlatım. 2014 yılında Türkiye’deki Suriyeli mülteciler ile ilgili araştırma yapmak için İstanbul’a taşındım. Türkiye’de yaşayan Suriyeli mültecilerin entegrasyon süreçleri konulu araştırmamı TÜBİTAK’dan aldığım fon ile gerçekleştirdim. 2014 yılından beri Koç Üniversitesi’nde göç sosyolojisi ve toplumsal cinsiyet konularında dersler anlatıyorum ve mültecilerin entegrasyon süreçleri, ırk ve ırkçılık konularında araştırmalar yapmaya devam ediyorum. beraberce Derneği’nde mülteciler ve göçmenlerin seslerini duyuran, sayılardan ziyade hikayelerine yer veren, birlikte yaşamı amaçlayan projelerde çalışıyorum.

Berfin Azdal: 1992’de Akyazı’da doğdum. 1999 yılında okula başlayacağım sırada Berfin ismini aldım. Türkiye’de kimi isimlerin yasaklı olduğu yıllardı ve hayat bizi resmi bir kurumun önüne getirmeden kimlik kartlarına ihtiyaç duyulmuyordu. Yasaklı bir isimden resmi bir isime geçiş, birçok soru üzerine kafa yormaya 7 yaşında başlamak demekti. İran üzerinden Van’a ve Doğubeyazıt’a oradan zorunluluklarla Sakarya’ya gelmiştik. Güzergâh garipti fakat göç ve sürgün hikâyelerinin nasıl yaygın olduğunu öğrene öğrene yaşayacaktım/yaşıyorum… İlköğretim ve liseyi Sakarya’da tamamladım. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sosyoloji eğitimi almak için geldiğim İstanbul’da yaşıyorum hâlâ. “Nasıl birlikte ve eşit yaşayacağız?” sorusu üzerine düşünmeye, ihtimaller ve imkânlar yaratmaya çabalıyoruz beraberce Derneği’nde. Hafıza mekânlarıyla dünyanın çeşitli yerlerine gençleri gönderen Değişim Programı: Hafıza Mekânları projesinde çalışıyorum.

Dara Demiralp: Bingöl’ün Karlıova ilçesinde doğdum. İlköğrenim ve liseyi Karlıova’da tamamladım. 2010 yılında başladığım Kocaeli Üniversitesi Yönetici Asistanlığı bölümündeki eğitimimi durdurarak İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde öğrenim görmeye başladım. Lisans eğitimim devam ediyor… Hak temelli çalışan birçok sivil toplum örgütünde örgüt yönetimi, sosyal politika, hak savunuculuğu ve yerel yönetimler temalarında çalışmalar yürüttüm. beraberce Derneğinde de bu yönde çalışmalar yürütüyorum. Hafıza mekânlarıyla dünyanın çeşitli yerlerine gençleri gönderen Değişim Programı: Hafıza Mekânları projesinde çalışıyorum.

Mehmet Göcekli: Rodos’ta doğan babam ve ailesi 1947’de mülteci/göçmen olarak Türkiye’ye tekneyle kaçarak gelip Kuşadası’na yerleşmişler. Çerkes olan anneannemin ataları Çarlık Rusyasının Kafkasya halklarına uyguladığı soykırım ve sürgün politikaları nedeniyle mülteci/göçmen olarak Anadolu’ya sığınmış Kuşadası-Davutlar’a yerleşmiş. Annemin babası ise İzmir-Ödemiş-Gölcük köyünden bir Yörük, göçmek zaten onların yaşam biçimi… Göçmenlik köklerine yerleşmiş biri olarak Kuşadası’nda büyüdüm. İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdim. 9 Eylül Üniversitesi’nde İşletme okudum, ülke gerçekleri nedeniyle bitiremedim. Çeşitli siyasal, sosyal grup ve hareketlerde çalıştım. İstanbul’a göçtüm. Bir dönem grafikerlik yaptım. Dezavantajlı kesimlerin sorunlarına öncelik veren bir haber sitesinin kurucusu ve yayın yönetmeniyim. Makale, haber ve röportaj gibi içerikler üretiyorum, editörlük yapıyorum. beraberce Derneği desteğiyle iki söyleşi organize ettim, Yurttaş Haberci Eğitimi projesi yürüttüm. Şimdi beraberce Derneği’nin web sitelerinin güncellemelerini ve editörlüğünü yapıyorum, çeşitli projelerine destek vermeye çalışıyorum.