BERABERALAN

Göç, ve göçle birlikte tüm farklılıklarımızla beraber nasıl barış içinde yaşayabileceğimiz çağımızın en önemli sorunlarından biri.

İnsanlık tarihi, göçler tarihidir. İnsanlar, tüm insanlık tarihi boyunca göç etmiş, tüm zamanlar içinde birileri kalkıp, sefalet, ölümden kaçmış, şu dağın ardında, bu ırmağın ötesinde daha iyi, daha güzel bir hayat olabileceği umuduyla yollara düşmüş, kentler kurmuş, yeni medeniyetler oluşturmuş.

Ancak zamanımızda göçler hızlanıyor, çoğalıyor. Türkiye, zengin dünya ile fakir dünya arasında bir geçiş yolu durumunda, ve her zaman yolun bir yerinde yorulanlar kalmıştır bu topraklarda. Zengin dünyanın sınırlarını gittikçe kapatmasıyla birçok göç yolu buralarda bitecek artık, insanlar kalıyorlar ve kalacaklar.

Göç, bu topraklarda hiçbir zaman çok başarılı olmayan ulus devleti daha da sorgulayacak.

Bu göçlerin zaten çok kırılgan olan toplumumuzu ırkçılıklara, alevlenen şiddete götürmesini istemiyorsak, birbirimize ve farklılıklarımıza saygı duyarak ama beraberce nasıl yaşayabileceğimizin yollarını irdelememiz lazım.

Bunu yaparken, geriye bakıp, tarihimizin zor yanları ile yüz yüze gelmeye, güzel yanlarından feyz almaya, öğrenerek hatırlamaya ve hatırlayarak iyileşmeye ihtiyacımız var.

Aynı şekilde, başka ülkelerdeki pratiklerden, iyi örneklerden ilham alma, öğrenme arzumuz var.

Bu topraklar için birlikte sorumluluk duymazsak, hafızamızı paylaşmayıp yarıştırırsak, kendi mahallemizde oturup diğerlerine karşı üstünlük beslersek, hiçbir zaman kuramayız demokrasiyi.

Demokrasi, barış ister.

Toplumda bir müşterek sorumluluk, paylaşılabilen hatırlamalar, beraberce üretilmiş pratikler ister.

Müşterek bir hafıza, “öteki” olarak görüleni de içeren, bağışlayan, kucaklayan bir hatırlama ister. Bu topraklarda barış ve huzur içinde yaşamak istiyorsak, sadece kendi ailemizin, kendi mahallemizin, ait olduğumuz grubun değil, hatırladığımız olaya dahil olan herkesin, herkesimin, her mahallenin hafızası ile göz göze gelmeye cesaret göstermeliyiz.

Hafızalarımızı nasıl müşterekleştireceğiz?

Ötekini anlamayı nasıl öğreneceğiz?

Masum bebeklerden katil yaratan dinamikleri incelerken, önemli olanın katili yargılamak değil, dinamikleri kavramak, “bir daha asla” diyebilmek ve katili anlayabilmek olduğunu nasıl benimseyeceğiz?

Demokrasiyi kurmak için, nasıl demokrat olacağız?

Beraberalan, bu soruları tartışmanın bağımsız ve özgür alanı olmayı hedefliyor.

Beraberalan çalışmaları:

Hatırlama
Akademi
Alternatif Eğitim