Halk Tercümanları Eğitimi

Image module
Image module

Dünya genelinde, çeşitli nedenlerle yaşadığı yeri terk etmeye zorlanan / mecbur kalan insanların sayısı hızla artıyor. Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Raporu’na göre geçtiğimiz yıl 250 milyondan fazla insan, çeşitli nedenlerle yaşadığı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Türkiye, yaşanan bu küresel ölçekli gelişmeden doğrudan ve yoğun biçimde etkilenen ülkelerin başında geliyor. Birleşmiş Milletler raporlarına ve Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre Türkiye, yaklaşık 5 milyon göçmene ev sahipliği yapıyor. Ülkedeki göçmen sayısı, Türkiye nüfusunun yüzde 6’sına ulaşmış bulunuyor.

Bu durum, bir dizi yaşamsal ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Bunların başında da iletişim geliyor. Göçmenler, geldikleri toplumla her düzeyde iletişim kurma ihtiyacı duyuyorlar. Ortak bir dilin sağladığı iletişim imkanlarının var olamadığı durumlarda ise bu iletişim ihtiyacı, kimisi gönüllü olarak öne atılan, kimisi ise bir kurumun çatısı altında profesyonel olarak çalışmakta olan “halk tercümanları” aracılığı ve yardımı ile giderilmeye çalışılıyor. Göçmenler, sağlık hizmetlerinden yararlanırken, sosyal hizmetler alırken, ya da legal / bürokratik işlemlerini yaparken hep bu halk tercümanlarının dil aracılığı ile kurduğu iletişim köprüsüne ihtiyaç duyuyorlar.

Kısacası halk tercümanları, göçmenler açısından hem temel ihtiyaçların karşılanması, hem yaşam kalitesinin artması, hem de entegrasyon sürecinin hız kazanması açısından son derece önemli bir iletişim köprüsü işlevi görüyorlar.

Ne var ki bu durum, halk tercümanları mekanizmasının sorunsuz işlediği anlamına da gelmiyor. Zira halk tercümanlarının çok büyük bölümü, bu alanda ancak son derece sınırlı bir eğitime ve deneyime sahipler. Bu durum, çok zor koşullarda çalışan ve son derece yaşamsal bir ihtiyaca yanıt vermekte olan halk tercümanlarının, saha pratiklerinde de zaman zaman önemli sorunların çıkmasına neden olabiliyor.

“Hayat beraberce güzel” felsefesinden hareketle bir arada yaşamanın olanaklarını çoğaltabilmek yönünde çalışmalar yürüten beraberce Derneği, “Halk Tercümanları Eğitim Programı” ile, bu alanda yaşanan sorunların aşılmasına katkı sunmayı amaçlıyor. Bunu yanı sıra, anadilin bir hak olduğunu ve insanların anadillerini korumakta haklı olduklarını vurgulamayı amaçlıyor.

İçeriği, dünyanın çeşitli ülkelerinde Halk Tercümanları alanında yapılan çalışmaların ve edinilen deneyimlerin ışığında, bizzat beraberce Derneği tarafından geliştirilen bu eğitim programı ile, bu alanda çalışan kişilerin halk tercümanlığının gerektirdiği temel bilgi ve beceriler ile donanması, bu kişilerin çeviri yeteneklerinin gelişmesi, mesleki etik ilkeleri öğrenmelerinin ve uygulamalarının sağlanması, sıkça karşılaşılan sorunları göz önünde tutarak karşılaştıkları problemleri çözebilecek mekanizmalar geliştirmeleri ve edindikleri deneyimleri paylaşarak birlikte öğrenmeleri amaçlanıyor.

beraberce Derneği, bu projeyi Türkiye’nin diğer il ve ilçelerinde yaygınlaştırarak sertifika alan tercümanların istihdam olanaklarını araştırmayı; sağlık, hukuk ve eğitim gibi çeşitli konular için bu modeli geliştirmeyi hedeflemekte.

2017’deki Halk Tercümanları Eğitimi haberi: http://www.beraberhaber.com/egitim/halk-tercumanlari-egitimi-yayginlastirilmak-isteniyor-h5.html

2018’deki Halk Tercümanları Eğitimi haberi: http://www.beraberhaber.com/egitim/2018-halk-tercumanligi-egitim-programi-tamamlandi-katilim-h199.html

Destekleyenler:

DVV International

Federal Almanya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı  (BMZ)